İçeriğe geç

Kurumsal Danışmanlık

Şirket Satın Alma, Devir, Birleşme ve Bölünme Danışmanlığı

Şirket satın alma, birleşme, devir ve bölünme işlemleri ticari kararlar olarak alınır; ancak vergisel sonuçları kararın kendisi kadar, o kararın nasıl kurgulandığına bağlıdır. Aynı ticari amaca ulaşan iki farklı yapıdan biri kanunun aradığı koşullar sağlandığında vergi doğurmadan gerçekleşebilirken, diğeri genel hükümlere göre önemli bir vergi yükü doğurabilir. Bu hizmet kapsamında, planlanan işlemin vergisel çerçevesi baştan çizilir; hangi işlem türünün ticari amaca uygun olduğu, o türün koşullarının sağlanıp sağlanamayacağı, devralınan değerlerin hangi esasla aktarılacağı ve işlem sonrasında hangi vergisel yükümlülüklerin doğacağı değerlendirilir. Çalışmanın çıktısı, işlem dosyasına giren yazılı bir vergisel değerlendirme ile — mevzuatın rapor aradığı hâllerde — yeminli mali müşavir tespit raporudur.

Kimler için?

  • Grup yapısını sadeleştirmek, iştirak zincirini kısaltmak veya faaliyet kollarını ayrı tüzel kişiliklere ayrıştırmak isteyen holding ve grup şirketleri.
  • Yatırımcı girişi, ortak alımı, pay satışı veya halka açılma öncesinde şirket yapısını ve mali tablolarını hazırlayan kurumlar.
  • Bir şirketi veya bir faaliyet kolunu satın almayı planlayan, satın alma öncesinde hedef şirketin vergisel durumunu inceletmek isteyen alıcılar.
  • Aile şirketlerinde kuşak geçişi, pay yapısının düzenlenmesi veya ortaklar arasında faaliyet ayrıştırması yapan kurumlar.
  • Zarar eden bir faaliyeti veya atıl varlık taşıyan bir şirketi bünyesinde barındıran, bu yapıyı birleşme ya da bölünme yoluyla düzeltmeyi düşünen gruplar.
  • Sektörel birleşmelerde taraf olan, aynı sektörde faaliyet gösteren iki kurumu tek çatı altında toplamayı planlayan şirketler.
  • Yabancı ortağın Türkiye'deki iştirak yapısını yeniden kurgulamak istediği, sınır ötesi bir grup kararının yerel vergisel sonuçlarının değerlendirilmesi gereken şirketler.

Mevzuat dayanağı

5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu
Birleşme, devir, tam ve kısmi bölünme ile hisse değişiminin vergisel rejimini, bu işlemlerde birleşme kârının hesaplanıp hesaplanmayacağını ve devralınan zararların mahsup koşullarını düzenleyen temel kanundur.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
Birleşme, bölünme ve tür değiştirme işlemlerinin ticaret hukuku bakımından usulünü; sözleşme, rapor, genel kurul kararı ve tescil aşamalarını düzenler.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu
Devir ve bölünme işlemlerinin katma değer vergisi karşısındaki durumunu ve devreden verginin devralan kurumdaki akıbetini ilgilendiren hükümleri içerir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu
Devre esas değerlerin değerlemesi, kayıt ve belge düzeni ile devralan kurumun geçmiş dönemlere ilişkin vergisel sorumluluğu bakımından dayanaktır.
3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu
Yeminli mali müşavirin tasdik yetkisini ve bu yetkinin sınırlarını belirler; özsermaye ve ödenmiş sermaye tespiti gibi çalışmaların meslekî dayanağıdır.
7019 sayılı Yeminli Mali Müşavirlerin Tasdik Edecekleri Belgeler, Tasdik Konuları, Tasdike İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik
Tasdik konularını, tasdik raporlarının kapsamını ve tasdik çalışmasının usul ve esaslarını belirler.

Hadler, oranlar ve süreler mevzuat değişiklikleriyle güncellenmektedir; güncel değerler için ilgili tebliğin yürürlükteki metni esas alınmalıdır.

Süreç nasıl işler?

  1. Ticari amacın ve hedef yapının tanımlanması

    Çalışma, vergiden değil ticari sorudan başlar: hangi ihtiyaç karşılanacak, hangi faaliyet kolu neden ayrıştırılacak, yatırımcı hangi tüzel kişiliğe girecek. İşlemin ekonomik gerekçesinin yazılı olarak ortaya konulması yalnız biçimsel bir gereklilik değildir; yeniden yapılandırma rejimlerinin sağladığı imkânlar, işlemin gerçek bir ticari amaca dayandığı varsayımı üzerine kuruludur ve bu gerekçe sonraki dönemlerde sorulabilir.

  2. Vergisel ön inceleme ve durum tespiti

    Tarafların vergi durumu bir bütün olarak gözden geçirilir: geçmiş yıl zararları, devreden katma değer vergisi, yararlanılmış teşvik ve istisnalar, yatırım teşvik belgesine bağlı taahhütler, devam eden vergi incelemeleri, uzlaşma başvuruları ve uyuşmazlıklar. Satın alma yönlü işlemlerde bu aşama, hedef şirketin vergisel risklerinin alıcıya da geçeceği gerçeği nedeniyle ayrı bir ağırlık taşır.

  3. İşlem türünün seçimi ve koşulların sınanması

    Aynı ticari sonuca birleşme, devir, tam bölünme, kısmi bölünme veya hisse değişimi yoluyla ulaşılabilir; bunların vergisel rejimleri farklıdır. Kurumlar Vergisi Kanunu bakımından birleşme kural olarak tasfiye hükmünde değerlendirilirken, kanunun aradığı koşulları taşıyan devir işleminde birleşme kârı hesaplanmaz. Bu aşamada, hedeflenen türün koşullarının somut olayda sağlanıp sağlanamayacağı tek tek sınanır ve sağlanamıyorsa alternatif kurgu önerilir.

  4. Devre esas değerlerin ve özsermayenin tespiti

    Koşullu vergisiz rejim, bilanço değerlerinin bir bütün hâlinde ve kayıtlı değerleri üzerinden devralınıp aynen devralan kurumun bilançosuna geçirilmesini gerektirir. Devre esas bilanço ve mizanlar bu ölçüte göre incelenir; sermaye artırımına dayanak oluşturacak özsermaye ve ödenmiş sermaye tespit çalışmaları yürütülür. Bilanço bütünlüğünün bozulduğu, bazı kalemlerin dışarıda bırakıldığı kurgular bu aşamada tespit edilir.

  5. Vergisel değerlendirme raporunun hazırlanması

    İşlemin türü, koşulların nasıl sağlandığı, zarar mahsubu ve devreden vergi bakımından varılan sonuçlar, taşınmaz ve iştirak hisselerine ilişkin değerlendirmeler ile doğacak beyan ve bildirim yükümlülükleri yazılı hâle getirilir. Bu metin, işlem dosyasının vergisel omurgasıdır ve sonraki dönemlerde yapılacak denetimlerde başvurulacak kaynaktır.

  6. Kurumsal kararlar, sözleşme ve tescil aşamasına destek

    Birleşme veya bölünme sözleşmesi, yönetim organı raporları, genel kurul kararları ve tescil işlemleri Türk Ticaret Kanunu'na göre yürütülür. Bu aşamada büromuzun katkısı mali ve vergisel içeriğin doğruluğunun gözetilmesiyle sınırlıdır; sözleşmelerin hukuki kurgusu ve tescil işlemleri şirketin avukatı veya hukuk müşaviri tarafından yürütülür.

  7. Tasdik ve tespit raporlarının düzenlenmesi

    Mevzuatın yeminli mali müşavir raporu aradığı hâllerde — özellikle özsermaye ve ödenmiş sermaye tespiti gerektiren sermaye artırımlarında — tasdik çalışması yapılır ve rapor düzenlenir. Rapor, ilgili idare ve ticaret sicili nezdinde ön denetimden geçirilmiş belge niteliği taşır.

  8. İşlem sonrası uyum ve izleme

    Devralınan kayıtların entegrasyonu, kayıtlı değer üzerinden devralınan varlıklarda amortisman esaslarının sürdürülmesi, mahsup koşullarına bağlanmış zararların izlenmesi ve teşvik taahhütlerinin yeni yapıda takibi işlem tamamlandıktan sonra da devam eder. Vergisel rejimin sağladığı imkân, çoğu zaman işlem anındaki değil izleyen dönemlerdeki davranışa bağlıdır.

Gerekli belgeler

  • Birleşme, devir veya bölünme sözleşmesi ile ekleri; hisse devri söz konusuysa pay devir sözleşmesi taslakları.
  • Yönetim organı ve genel kurul kararları, varsa ticaret sicili tescil ve ilan belgeleri.
  • Devre esas bilançolar, ayrıntılı mizanlar, envanter listeleri ve bunların dayanağı kayıtlar.
  • Geçmiş dönem kurumlar vergisi beyannameleri, tasdik raporları ve varsa geçmiş yıl zararlarının dayanağı belgeler.
  • Devreden katma değer vergisine ilişkin dönem sonu tabloları ve indirim listeleri.
  • Taşınmazlara ilişkin tapu kayıtları, iştirak hisselerine ilişkin pay defteri kayıtları ve iktisap tarihlerini gösteren belgeler.
  • Yararlanılan teşvik, istisna ve indirimlere ilişkin belgeler; yatırım teşvik belgesi ve taahhüt durumu.
  • Devam eden vergi incelemesi, uzlaşma başvurusu, ihtirazi kayıt ve dava dosyalarına ilişkin bilgiler.
  • Kredi sözleşmeleri, teminat ve ipotek kayıtları ile bilanço dışı yükümlülüklerin dökümü.
  • Grup içi ticari ve mali ilişkilerin dökümü; ilişkili kişilerle yapılan işlemlere ait fiyatlandırma dokümantasyonu.
  • Varsa bağımsız denetim raporları ve değerleme çalışmaları.

Süre ve zamanlama

  • Vergisel değerlendirme, işlemin sonunda değil başında yapılır. Yapı kurulduktan ve kararlar alındıktan sonra düzeltme imkânı çok sınırlıdır; bu nedenle çalışma, ticari müzakerelerin erken aşamasında başlatılmalıdır.
  • Devre esas bilanço tarihi ile işlemin tescil edildiği tarih arasındaki dönem, ayrı bir izleme gerektirir. Bu aradaki işlemler devralınan değerleri etkileyebileceğinden, ara dönem hareketleri ayrıca değerlendirilir.
  • İşlem türüne göre öngörülen beyan ve bildirimlerin kanuni sürelerinde yerine getirilmesi, rejimin sağladığı imkânın korunması bakımından belirleyicidir. Bu yükümlülüklerin takvimi çalışmanın başında çıkarılır; beyannamelerin düzenlenmesi ve verilmesi ise şirketin kendi meslek mensubunun görevidir.
  • Özsermaye ve ödenmiş sermaye tespiti gibi rapora bağlanan çalışmalar, sermaye artırımı kararı ve tescil takvimiyle uyumlu planlanır; rapor tescil aşamasından önce hazır olmalıdır.
  • Zarar mahsubu, amortisman esasları ve teşvik taahhütleri gibi başlıklar işlem sonrasında da izlenir. Bu izleme, tam tasdik ilişkisi bulunan şirketlerde dönem içi denetim çalışmasının parçası olarak sürdürülebilir.

Sık yapılan hatalar ve dikkat edilecekler

Vergisel değerlendirmeyi işlemin sonuna bırakmak
Sözleşme imzalanıp kararlar alındıktan sonra gelen “vergisel olarak bir sorun var mı?” sorusu, çoğu zaman geç kalmış bir sorudur. İşlem türünün seçimi vergisel sonucu belirler ve bu seçim en başta yapılır.
Birleşme ile devri aynı şey saymak
Kurumlar Vergisi Kanunu bakımından birleşme kural olarak tasfiye hükmünde değerlendirilir ve birleşme kârı vergilendirilir. Kanunun aradığı koşulları taşıyan devir ise ayrı bir rejimdir. Bir işlemi “birleşme” diye adlandırıp devir rejiminin sonuçlarını beklemek, en sık karşılaşılan yanlış varsayımdır.
Bilanço bütünlüğünü bozan bir kurgu tasarlamak
Koşullu vergisiz rejim, bilanço değerlerinin bir bütün hâlinde ve kayıtlı değerleriyle devralınmasını gerektirir. Bazı kalemlerin dışarıda bırakılması veya devir sırasında yeniden değerlenmesi, rejimin dışına çıkılması sonucunu doğurabilir.
Devralınan zararların kendiliğinden taşınacağını varsaymak
Devir ve bölünmede devralınan geçmiş yıl zararlarının mahsubu koşullara bağlanmıştır; faaliyetin sürdürülmesi ve özsermaye büyüklüğü gibi ölçütler devreye girer. Mahsup imkânı işlemin ekonomik mantığının önemli bir parçasıysa, bu koşulların sağlanabilirliği en başta sınanmalıdır.
Kısmi bölünmeye konu edilemeyecek varlıkları kapsama almak
Kısmi bölünmede devredilebilecek kalemler kanunda sınırlı biçimde sayılmıştır. Kapsam dışı bir varlığın işleme dahil edilmesi ya da devir karşılığında alınan hisselerin kime verileceğinin yanlış kurgulanması, işlemin tamamının genel hükümlere göre değerlendirilmesine yol açabilir.
Devreden katma değer vergisini peşinen indirilebilir saymak
Devreden verginin devralan kurumda indirim konusu yapılıp yapılamayacağı, işlemin türüne ve kapsamına göre değişir. Bu kalem çoğu zaman önemli bir tutara ulaştığından, varsayıma dayalı bir hesap işlemin ekonomisini değiştirebilir.
Hedef şirketin geçmiş dönem vergisel risklerini incelememek
Devralan kurum, devraldığı kurumun geçmiş dönemlerine ilişkin vergisel sorumluluğu da üstlenir. Ticari ve mali değerleme yapılırken vergisel inceleme atlanırsa, satın alma bedeline yansımamış bir yükümlülük sonradan ortaya çıkabilir.
Ticari amacı belgelendirmemek
Yalnızca vergisel bir sonuç elde etmek için kurgulanmış, ekonomik gerekçesi gösterilemeyen işlemler denetimde ayrı bir değerlendirmeye tabi tutulur. Ticari gerekçenin işlem dosyasında yazılı olarak bulunması, sonraki dönemlerde sorulacak sorunun bugünden yanıtlanmasıdır.
Satış istisnaları ile bölünme rejimini karıştırmak
Taşınmaz ve iştirak hisselerinin satış yoluyla elden çıkarılmasına ilişkin düzenlemeler ile kısmi bölünme rejimi farklı koşullara ve farklı sonuçlara sahiptir. İkisinin birbirinin yerine kullanılabileceği varsayımı hatalıdır.

İlgili hizmetler

İlgili rehber yazıları: Şirket birleşme, devir ve bölünmede vergisel boyut ve YMM raporu

Her hizmetin kapsamı ayrı bir sözleşmeyle belirlenir. Aynı mükellefe tasdik ve danışmanlık hizmetlerinin birlikte verilebilmesi, mesleki bağımsızlık ve tasdik mevzuatındaki sınırlar çerçevesinde ayrıca değerlendirilir.

Sık sorulan sorular

Birleşme her hâlde vergi doğurur mu?

Kurumlar Vergisi Kanunu bakımından genel kural, birleşmenin tasfiye hükmünde değerlendirilmesi ve birleşme kârının vergilendirilmesidir. Kanunun aradığı koşulları taşıyan devir işlemlerinde ise birleşme kârı hesaplanmaz. Bu nedenle işlemin baştan doğru adlandırılması ve koşulların sağlanabilirliğinin sınanması belirleyicidir.

Tam bölünme ile kısmi bölünme arasındaki fark nedir?

Tam bölünmede kurum, bilanço değerlerini kayıtlı değerleri üzerinden bölünerek başka kurumlara devreder ve kendisi infisah eder. Kısmi bölünmede ise kanunda sayılan belirli varlıklar kayıtlı değerleriyle devredilir, devreden kurum tüzel kişiliğini ve faaliyetini sürdürür. Kısmi bölünme, faaliyet kollarını ayrıştırmak isteyen gruplarda en çok başvurulan araçlardan biridir.

Devralınan şirketin geçmiş yıl zararlarını mahsup edebilir miyiz?

Mahsup imkânı kendiliğinden doğmaz; mevzuat bunu koşullara bağlamıştır. Faaliyetin sürdürülmesi ve özsermaye ölçütleri gibi kriterler değerlendirilir. Zarar mahsubu işlemin ekonomik gerekçesinin bir parçasıysa, koşulların sağlanabilirliği karar aşamasında incelenmelidir.

Devreden katma değer vergisi devralan şirkette indirilebilir mi?

Sonuç, işlemin türüne ve kapsamına göre değişir; peşinen varsayılmamalıdır. Devreden vergi çoğu işlemde önemli bir büyüklüğe ulaştığından, bu kalemin akıbeti değerlendirme raporunda ayrıca ele alınır.

Hisse değişimi ne zaman tercih edilir?

Faaliyetleri birleştirmeden yalnızca ortaklık yapısını yeniden kurmak istendiğinde hisse değişimi gündeme gelir: şirketler tüzel kişiliklerini korur, sahiplik zinciri değişir. Grup içinde ara holding kurgulanması veya yatırımcının işletme yerine üst şirkete girmesi gibi durumlarda ilk değerlendirilecek seçenek çoğu zaman budur. Koşulları devir ve bölünmeden farklıdır.

Satın alma öncesinde vergisel inceleme yaptırmak gerekli mi?

Devralan kurum, devraldığı kurumun geçmiş dönemlerine ilişkin vergisel sorumluluğu da üstlenir. Bu nedenle hedef şirketin beyan geçmişi, devam eden incelemeleri, teşvik taahhütleri ve devreden vergileri, ticari değerleme kadar önemlidir. İnceleme sonucunda ortaya çıkan bulgular çoğu zaman bedelin veya sözleşmedeki güvence hükümlerinin belirlenmesinde kullanılır.

Bu işlemler için yeminli mali müşavir raporu şart mı?

Sermaye artırımına dayanak oluşturan özsermaye ve ödenmiş sermaye tespiti gibi bazı çalışmalarda rapor mevzuat gereğidir. Bunun dışında, işlemin kanunda aranan koşulları sağladığının ve devralınan değerlerin kayıtlı değerleriyle aktarıldığının doğrulanması da tasdik çalışmasının konusudur. Tam tasdik ilişkisi bulunan şirketlerde bu doğrulama dönem içi denetimin parçası olarak yürür.

Bu hizmet hukuki danışmanlık yerine geçer mi?

Hayır. Birleşme ve bölünme sözleşmelerinin hazırlanması, pay devir sözleşmeleri, ticaret sicili tescil işlemleri ve rekabet hukuku başvuruları avukat ya da hukuk müşaviri işidir. Yeminli mali müşavirlik hizmetinin konusu işlemin vergisel ve mali boyutudur: türün seçimi, koşulların sınanması, değer tespitleri ve tasdik raporlarıdır. İki çalışmanın eşgüdüm içinde yürütülmesi önerilir.

Kapsam ve süreç hakkında görüşmek için

Somut durumunuzun değerlendirilmesi ve çalışma kapsamının belirlenmesi için iletişim sayfasındaki formu kullanabilir veya doğrudan arayabilirsiniz.

İletişim